Yapay zeka arama görünürlüğü, cevabın içinde kaynak olarak geçmek demek. Yapay zekâ tabanlı arama, cevabı üretirken kaynak gösterebileceği sayfaları seçiyor. Kaynak olarak seçilmek için üç şey gerekiyor: net bir soru-cevap yapısı, makine tarafından okunabilen şema verisi ve doğrulanabilir, tarihli bilgi. Süslü pazarlama metni bu üçünün hiçbirini karşılamıyor.
"Bursa'da 3D render kim yapıyor" sorusu artık yalnızca arama kutusuna değil, doğrudan bir yapay zekâ asistanına da soruluyor. Asistan cevabı üretirken bir yerlerden okuyor ve çoğu zaman okuduğu yeri kaynak olarak gösteriyor.
Buradaki fark önemli: klasik aramada hedef ilk sırada çıkmaktı; burada hedef cevabın içinde geçmek. İkisi aynı şey değil ve ikincisi farklı bir sayfa yapısı istiyor.
Net soru-cevap. Sayfada sorunun kendisi ve cevabı ayrı ayrı, kısa ve doğrudan yazılmış olmalı. "Çözüm ortağınız olarak yanınızdayız" cümlesi hiçbir sorunun cevabı değil.
Şema verisi. Sayfanın ne anlattığını makineye söyleyen JSON-LD şeması — hizmet, işletme, SSS. Google bunun dokümanını yayınlıyor; uygulaması teknik ama bir kez kuruluyor.
Doğrulanabilirlik. Rakam veriyorsanız kaynağı ve tarihi olsun. Tarihsiz iddia, hem okuyucu hem makine için değersiz.
Bu alanda dürüst olmak gerekiyor: yapay zekâ cevaplarında kaç kez kaynak gösterildiğinizi gösteren olgun bir ölçüm aracı henüz yok. Ölçülebilen şey, sayfaların teknik olarak uygun olup olmadığı ve klasik aramadaki hareket.
Biz kendi sitemizde bunu açık tutuyoruz: sayfa sayısı, keşfedilen sayfa sayısı ve arama verisi şeffaflık sayfasında tarihiyle duruyor. Aynı yaklaşımı müşteri işlerinde de uyguluyoruz — ölçemediğimiz şeye sonuç demiyoruz.
Sırayla: önce sitenin teknik durumu (başlık, açıklama, şema, site haritası), sonra her hizmet için gerçek soru-cevap içerikleri, en sonda yazı düzeni. Ters sırada başlamak — önce blog yazmak — en sık yapılan ve en pahalı hata.
Kendi sitemizde bunu yaptığımızda 331 sayfanın yalnızca 24'ünün keşfedildiğini gördük; site haritası düzeltildikten sonra aynı gün tamamı keşfedildi. Bu, içerik değil bakım işiydi.
Klasik SEO'da başarı ölçüsü sıralamaydı: kaçıncı sıradayız. Yapay zeka arama görünürlüğü tarafında ölçü değişiyor; sayfa hiç tıklanmadan da cevabın içinde geçebiliyor. Bu, trafik grafiğine yansımayan ama satışa yansıyan bir görünürlük.
Pratikte bu, sayfaların "alıntılanabilir" parçalara bölünmesi anlamına geliyor: kısa ve kendi başına anlamlı paragraflar, net tanımlar, tablo hâline getirilebilir bilgiler. Uzun ve dolambaçlı bir paragraftan alıntı çıkarmak zor.
Aynı mantık okuyucu için de iyi çalışıyor. Yapay zekâ için düzenlenmiş bir sayfa, insan için de daha okunur oluyor — bu ikisi çelişmiyor.
Yapay zeka arama görünürlüğü konusunda tavsiye veren bir firmanın kendi sitesini ölçmesi gerekir. Biz sitemizin sayfa sayısını, keşfedilen sayfa sayısını ve arama verisini tarihiyle birlikte yayınlıyoruz.
Yaptığımız iş sırasıyla şuydu: site haritasının doğru okunduğunu doğrulamak, her sayfaya şema verisi eklemek, hizmet sayfalarını gerçek sorulara cevap verecek biçimde yeniden yazmak ve ölçümü kurmak.
Bunların hiçbiri blog yazmakla başlamadı. İçerik, teknik temel kurulduktan sonra anlam kazanıyor; ters sıra en sık yapılan hata.
Bu alanda hızlı sonuç vadeden yöntemlerin çoğu eski numaraların yeni adı. Aynı yazının şehir şehir kopyalanması, anahtar kelime doldurulmuş paragraflar, kaynağı olmayan istatistikler: üçü de kısa vadede hareket yaratıp orta vadede görünürlüğü düşürüyor.
Google'ın yayınladığı yararlı içerik rehberi bu konuda açık: içerik arama motoru için değil, konuyu bilen bir insan için yazılmış olmalı. Yapay zeka arama görünürlüğü tarafında da aynı ölçüt geçerli, çünkü cevabı üreten model de aynı sayfaları okuyor.
Bizim uyguladığımız kural şu: yayınlanan her yazının biçimsel bir kontrolden geçmesi gerekiyor — başlık, özet, iç bağlantı, kaynak, soru-cevap ve özgünlük. Bu kontrolden tam puan almayan yazı yayınlanmıyor. Kontrolü geçmek yazıyı iyi yapmıyor, ama eksik yazının yayınlanmasını engelliyor.
Değişikliklerin çoğu görünürde küçük. Her hizmet sayfasının başına, o hizmetin ne olduğunu iki cümlede söyleyen bir blok geliyor. Fiyat konuşuluyorsa bant ve tarih yazılıyor. Sık sorulan sorular sayfanın altına değil, ilgili bölümün yanına konuyor.
Şema tarafında ise sayfanın türü açıkça belirtiliyor: bu bir hizmet sayfası mı, bir işletme sayfası mı, bir yazı mı. Google'ın SSS şeması dokümanı bunun nasıl yazılacağını anlatıyor ve uygulaması bir kerelik.
Yapay zeka arama görünürlüğü için yapılan bu düzenlemelerin yan etkisi de var: sayfa insan için de hızlı okunur hâle geliyor ve telefonda cevabı bulmak kolaylaşıyor. İki hedef aynı yöne bakıyor.
Konuşma. Ne satmak istediğinizi ve kime satmak istediğinizi konuşuyoruz. Bu görüşme ücretsiz ve sonunda size yazılı bir kapsam çıkıyor.
Kapsam ve bütçe. İşi bütçeye göre kurguluyoruz. Bütçe yetmiyorsa "yetmez" demek yerine o bütçeyle ne yapılabileceğini yazıyoruz.
Üretim. Çekim, modelleme, kurgu ve yazılım aynı ekipte. Taşeron ve aracı ajans yok; bu yüzden hem fiyat hem takvim tahmin edilebilir.
Teslim ve ölçüm. Dosyalar sizde kalıyor. İşin sonuç verip vermediğini izlemek isterseniz ölçümü de kuruyoruz.
Yapay zeka arama görünürlüğü, sıralamada yükselmek değil cevabın içinde kaynak olarak geçmek demek. Bunun için gereken üç şey net soru-cevap yapısı, şema verisi ve doğrulanabilir, tarihli bilgi.
Sıra önemli: önce teknik temel ve hizmet sayfaları, sonra yazı düzeni. Ters sırada başlamak — önce blog yazmak — en sık yapılan ve en pahalı hata.
Net soru-cevap yapısı, JSON-LD şema verisi ve doğrulanabilir, tarihli bilgi. Üçü de sayfanın kendisinde bulunmalı.
Hayır, üstüne biniyor. Teknik sağlık ve içerik kalitesi ikisinde de aynı temel; fark, cevabın içinde kaynak olarak geçme hedefinde.
Teknik düzeltmelerin etkisi günler içinde görülebiliyor; içerik tarafındaki hareket aylarla ölçülüyor. Tarih vererek söz vermiyoruz.
Search Console verisi, sayfa denetimi ve site içi ölçüm. Ölçemediğimiz şeyi rapora yazmıyoruz.
Oynatmak için bir işin üzerine dokun.
İletişim
Aklınızdaki işi anlatın; süresini ve maliyetini aynı gün söyleyelim.